
26 Mayıs 2026
·
Read in 3 minutes
Premium marinaların seçkin markası D-Marin, Gouvia Marina’da 8,5 milyon avroluk yatırımla kapsamlı bir yenileme sürecini tamamlayarak marinayı baştan sona modernize etti. Proje kapsamında 50 metreye kadar tekneler için 104 yeni bağlama yeri oluşturuldu, 6.000 metrekare ek kara park alanı ve yeni otopark sahaları devreye alındı, sahil bandı yayalaştırıldı ve sosyal alanlar güçlendirildi. Dijital altyapı ve sürdürülebilirlik odaklı uygulamalarla desteklenen dönüşüm, yeni güneş enerjisi kurulumu ile yerinde yenilenebilir enerji üreten ilk Yunan marinası olma açısından da örnek bir model ortaya koydu.
D-Marin, Korfu’daki Gouvia Marina’da gerçekleştirdiği kapsamlı yenileme çalışmalarını tamamlayarak marinayı yatçılık ve rekreasyon alanında modern ve premium bir destinasyona dönüştürdü. 8,5 milyon avroluk yatırım ile hayata geçirilen dönüşüm, marinanın bölgedeki stratejik konumunu güçlendirirken çevresel, sosyal ve müşteri deneyimi açısından somut kazanımlar sağladı.
Adriyatik ile Akdeniz arasında stratejik bir konumda yer alan Gouvia Marina, Korfu’nun en büyük marinası ve ada ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Gerçekleştirilen yenileme çalışmaları ise D-Marin’in yatçılık deneyimini bir üst seviyeye taşıma vizyonu doğrultusunda marinayı hem ziyaretçiler hem de yerel topluluk için daha açık, işlevsel ve canlı bir yaşam alanına dönüştürüyor.
Gouvia Marina’da altyapıdan sosyal yaşama uzanan kapsamlı dönüşüm
Proje kapsamda altyapı baştan sona yenilendi ve operasyonel verimlilik artırıldı. 50 metreye kadar tekneler için toplam 104 yeni bağlama yeri oluşturuldu. Bu kapasite artışı yeni otopark alanları ve karada ilave 6.000 metrekare kuru depolama alanıyla desteklendi. Sahil şeridi tamamen yayalaştırıldı, iç yol ağı kapsamlı şekilde yenilendi, tuvalet ve duş alanları modernize edildi. Hayata geçirilen bu düzenlemeler, erişilebilirliği ve konforu artırarak ziyaretçiler ile mürettebatın günlük deneyimini belirgin biçimde iyileştirdi.
Fiziksel dönüşüme peyzaj düzenlemeleri de eşlik etti. Dikilen 2.000’den fazla ağaç ve bitkiyle daha ferah, çağdaş ve davetkar bir kamusal alan oluşturuldu. Yeni inşa edilen çocuk oyun alanı ve amfitiyatro ise marinanın sosyal ve kültürel kimliğini daha da güçlendirdi. Konserler, kültürel etkinlikler ve açık hava sinemalarına ev sahipliği yapacak bu alanlar, Gouvia Marina’yı, yatçılığın ötesine geçen bir destinasyon haline getirdi.
“Gouvia Marina açık, canlı ve premium bir destinasyon sunuyor”
Konuyla ilgili açıklamada bulunan D-Marin Yunanistan Bölge Direktörü Ioannis Koutsodontis şunları söyledi: “Gouvia Marina’daki yenileme çalışması, altyapının çok ötesine geçen kapsamlı bir dönüşümü ifade ediyor. İnşaat kalitesi, teknolojik yenilik ve sürdürülebilirliği bir araya getiren bu proje, aynı zamanda Korfu’nun yerel topluluğuyla güçlü bağlar kuran, açık ve canlı bir premium destinasyon yarattı.”
Yeniden geliştirme çalışmaları, dijital altyapıda da önemli bir sıçrama sağladı. Her bağlama noktasına kurulan Akıllı Pedestallar sayesinde elektrik ve su tüketimi D-Marin mobil uygulaması üzerinden uzaktan yönetilebiliyor. Bu sistem, müşteri deneyimini geliştirirken operasyonel verimliliğe ve enerji yönetimine katkı sağlıyor. Buna ek olarak, marina genelindeki Wi-Fi altyapısı tamamen yenilenerek kesintisiz bağlantı imkânı sunuldu.
Gouvia Marina’da memnuniyet yükseldi, sürdürülebilirlik yatırımları devreye alındı
Bu iyileştirmeler, müşteri memnuniyetine de doğrudan yansıdı. Marinanın Net Tavsiye Skoru’nda (NPS) 11 puanlık artış kaydedildi. Müşteriler, yenilenen tesisleri, hizmet kalitesini ve genel deneyimi olumlu değerlendirdi.
Yenileme çalışmalarının tamamında çevresel performans, güvenlik ve ESG ilkeleri temel alındı. Marina bünyesinde yüksek basınçlı su filtreleme sistemleri, gelişmiş yangın algılama ve acil alarm sistemleri ile düşük enerji tüketimli LED aydınlatmalar devreye alındı. Elektrikli araç şarj istasyonları, kapsamlı yeşil alan uygulamaları ve erişilebilirlik iyileştirmeleri sayesinde çevresel etki azaltılırken yerel toplumla entegrasyon daha da güçlendirildi.
Bu yaklaşımın bir uzantısı olarak D-Marin, Yunanistan’daki ilk yerinde güneş enerjisi kurulumunu da Gouvia Marina’da tamamladı. 100 kWp kapasiteli fotovoltaik sistemin yılda yaklaşık 167 MWh temiz elektrik üretmesi ve marinanın operasyonel elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılaması bekleniyor.
“Gouvia Marina yenilenebilir enerji üreten ilk Yunan marinamız olma özelliğini taşıyor”
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan D-Marin Sürdürülebilirlik ve İş Sağlığı & Güvenliği Başkanı Korina Kostakaki ise şu ifadelere yer veriyor: “Gouvia Marina’daki yeni güneş enerjisi sistemi, D-Marin’in karbonsuzlaşma yolculuğunda kaydettiği ilerlemenin somut bir göstergesi olmasının yanı sıra, Yunanistan’daki marinalarımız arasında yerinde yenilenebilir enerji üreten ilk proje olma özelliğini taşıyor. Bu yatırım, Türkiye, Hırvatistan ve İtalya’daki marinalarımızda devreye alınan toplam 5 MW güneş enerjisi kapasitesini tamamlıyor ve SBTi taahhüdümüz doğrultusunda 2030 yılına kadar emisyonlarımızı yüzde 42 azaltma hedefimizi destekliyor.”
D-Marin Gouvia Marina’da gerçekleştirilen yenileme çalışmaları; premium tasarımı, akıllı teknolojileri ve ölçülebilir ESG etkisini tam operasyonel bir marina ortamında bir araya getirerek Yunanistan’daki marinalar için yeni bir referans noktası oluşturuyor.
Yeniden geliştirme çalışmaları, Avrupa Birliği’nin NextGenerationEU programı kapsamında finanse edilen Ulusal İyileşme ve Dayanıklılık Planı “Yunanistan 2.0” desteğiyle hayata geçirildi. D-Marin, bu girişimin Yunanistan deniz turizmi sektörü açısından sürdürülebilir yatırımları, altyapı modernizasyonunu ve sektörün uzun vadeli rekabetçiliğini hızlandıracak önemli bir adım olduğuna inanıyor.


11 Mayıs 2026
·
Read in 3 minutes
Esnek planlama anlayışı ve çok destinasyonlu rotalar deniz turizmini yeniden şekillendiriyor
Deniz turizminde seyir alışkanlıkları daha esnek ve çok destinasyonlu bir yapıya evrilirken, tekne sahiplerinin rota tercihleri ve marina kullanımı da bu doğrultuda yeniden şekilleniyor. Premium marinaların seçkin markası D-Marin’in verileri, toplam tekne gecelemelerinde yüzde 51, tekil tekne sayısında yüzde 28 ve ziyaretlerde yüzde 41 artış yaşandığını ortaya koyuyor. D-Marin’in bu dönüşümü destekleyen ‘Happy Berth Days’ programı ise farklı destinasyonlar arasında geçişi kolaylaştırarak, marina ağı genelindeki bağlantılı seyir deneyimini güçlendirmeye devam ediyor.
Deniz turizminde değişen seyir alışkanlıkları, tekne sahiplerinin rota tercihlerini ve marina kullanım biçimlerini yeniden şekillendiriyor. D-Marin tarafından açıklanan son veriler, modern denizcilerin giderek tek bir ana limana bağlı seyir anlayışından uzaklaştığını, daha esnek ve çok destinasyonlu rotaları benimsediğini ortaya koydu.
Söz konusu değişim, marina verilerine de doğrudan yansıdı. D-Marin marinalarındaki toplam tekne geceleme sayısı yıllık bazda yüzde 49 arttı. Birden fazla D-Marin destinasyonunu ziyaret eden tekil tekne sayısı 2023’ten bu yana yüzde 28 yükselirken, toplam ziyaretler yüzde 41 artış gösterdi. Bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, büyüme ile birlikte bir zihniyet değişimine işaret etti: Denizciler artık daha fazla hareketlilik, uyum kabiliyeti ve tek bir seyahat içinde birden fazla destinasyonu kapsayan rotalar oluşturma özgürlüğü arıyor.
Tek marinadan çok destinasyonlu rotalara geçiş hızlanıyor
Bundan yaklaşık 10 yıl önce, daha esnek seyir taleplerinin arttığını fark ederek ‘Happy Berth Days’ programını hayata geçiren D-Marin, yıllık bağlama yerine sahip müşterilerinin grup bünyesindeki farklı destinasyonları keşfetmesine olanak sağladı. Yıllar içinde bu girişim istikrarlı bir şekilde benimsendi. 2023’ten itibaren ise seyir alışkanlıklarının daha dinamik hale gelmesi ve çok destinasyonlu rotaların yaygınlaşmasıyla katılım hız kazandı.
Müşteriler artık marinaları sabit bir ana liman olarak görmek yerine, farklı destinasyonları birleştiren ve denizde geçirilen süreyi uzatan daha geniş bir seyir deneyiminin parçası olarak değerlendiriyor.
Denizcilerin görüşleri keşif odaklı rotaların yükselişini doğruluyor
Porto Mirabello’da deneyimli bir denizci olan ve NANA BLU katamaranının kaptanı olan Giorgio Arpresani bu yaklaşımı şöyle ifade ediyor: “Benim için aslında favori bir destinasyon yok; yelken açmak, limanı geride bırakmak ve denize doğru ilerlerken rüzgârı hissetmek yeterli. Asıl önemli olan yolculuğun kendisi. Rotama farklı D-Marin marinalarını dahil edebilme imkânı, daha uzun seyahatler planlamayı ve yol boyunca planları esnek şekilde değiştirmeyi kolaylaştırıyor. Happy Berth Days gibi programlar bu esnekliği destekliyor ve tek bir ana limanın dışında hareket edebilmeyi mümkün hale getiriyor. Ama benim için asıl fark yaratan şey atmosfer. Teknik mükemmeliyetin, güvenliğin, hizmetlerin ve organizasyonun ötesinde Porto Mirabello artık bir bağlama yerinden çok daha fazlası. İki yılın ardından burası bana ev gibi hissettiriyor.”
D-Marin Ticari İşler Direktörü Dean Smith ise “Gözlemlediğimiz tablo, artan hareketlilikle birlikte seyir alışkanlıklarında net bir dönüşüme işaret ediyor. Denizciler daha akışkan rotalar planlıyor ve tek bir yolculuk sırasında birden fazla D-Marin marinasıyla etkileşim kuruyor. Bu değişime yanıt olarak geliştirilen Happy Berth Days ise daha fazla esneklik sağlarken, tüm marinalarımız genelinde tutarlı kalite ve standartların korunmasını destekliyor. Süregelen büyüme, müşterilerin hareket özgürlüğünü güvenilirlik ve hizmet kalitesiyle bir araya getiren deneyimlere değer verdiğini ortaya koyuyor” görüşünü paylaşıyor.
Seyir alışkanlıkları gelişimini sürdürürken D-Marin, marina deneyimini modern denizcilerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmeye; esneklik, tutarlılık ve bağlantılı bir yatçılık yaklaşımı sunmaya devam ediyor.

20 Nisan 2026
·
Read in 3 minutes
Premium marinaların seçkin markası D-Marin, Akdeniz genelindeki destinasyonlarını sezon boyunca sosyal ve kültürel açıdan canlı merkezlere dönüştürmeyi hedefleyen ve deniz deneyimini karadaki yaşamla bütünleştiren kapsamlı bir programa imza atıyor. 70’i aşkın kültürel, sportif ve sosyal etkinlikten oluşan program; yat sahipleri, kaptanlar, mürettebat ve yerel toplulukları aynı platformda buluşturarak yaz boyunca etkileşim, dinlenme ve ortak deneyim alanları yaratıyor.
Yarışlardan açık hava sinema gösterimlerine, festivallerden wellness etkinliklerine ve topluluk buluşmalarına uzanan bu yapı, D-Marin’in hem denizde hem karada yüksek standartlı deneyim sunma yaklaşımını ortaya koyuyor. Aynı zamanda marka felsefesi olan “Feels Like Yachting Should Feel” doğrultusunda, sezon boyunca doğal, akıcı ve keyif odaklı bir deneyim oluşturmayı amaçlıyor.
“Bu yılın yaz programı, şimdiye kadarki en dinamik programımız oldu”
Konuyla ilgili açıklama yapan D-Marin Müşteri Deneyimi ve Pazarlama Başkanı Natalia Amolochiti şu ifadelere yer verdi: “Marinalarımızın, misafirler ve yerel toplulukların bir araya gelip deniz kenarında keyifli vakit geçirebildiği canlı alanlar olmasını hedefliyoruz. Bu yılın yaz programı, premium marina portföyümüz genelinde kültürel, sportif ve sosyal deneyimleri bir araya getirerek şimdiye kadarki en dinamik programımız oldu. D-Marin marinasına yanaşmak deneyimin sadece bir parçası; karada yaratılan anlar da her ziyaretin unutulmaz olmasında en az bunun kadar önemli bir rol oynuyor.”
Türkiye ve Akdeniz marinalarında yaz sezonu etkinliklerle canlanıyor
Her marina, bulunduğu bölgenin kültürünü, topluluk alışkanlıklarını ve yaz sezonunun enerjisini yansıtan kendine özgü bir etkinlik programı sunuyor. Bölgelere yayılan bu kapsamlı içerik, farklı destinasyonlarda çeşitlenen deneyimlerle yaz boyunca zengin bir etkinlik takvimi oluşturuyor. Programın Türkiye ayağında Didim Marina, ağustos ayında düzenlenecek Bluefin Balıkçılık Turnuvası ile öne çıkıyor. Uluslararası katılımcıları bir araya getiren bu organizasyon, spor balıkçılığını merkeze alırken aynı zamanda deniz araştırmalarını destekleyen önemli bir etkinlik olarak konumlanıyor.
Akdeniz’in kuzeyinde Hırvatistan’daki Tribunj Marina’da temmuz ve ağustos aylarında düzenlenecek Yaz Açık Hava Sinema Geceleri hem misafirler hem de yerel topluluk için deniz kenarında keyifli ve rahat bir buluşma ortamı sunuyor. Fransa’daki Camille Rayon’da ise ağustos ayında Açık Hava Sinema Geceleri düzenlenirken, haziran ayında gerçekleşecek Port Mondial Festivali; uluslararası futbol maçlarının canlı yayınları, müzik konserleri, DJ performansları, temalı uluslararası akşamlar, gastronomi deneyimleri ve aile aktivitelerini bir araya getiren kapsamlı bir kültür ve spor etkinliği olarak öne çıkıyor.
İtalya marinalarında etkinlikler tüm sezona yayılıyor
İtalya marinalarında ise etkinlik takvimi sezon geneline yayılan çok katmanlı bir yapı sunuyor. Punta Faro’da haziran ayında düzenlenecek Sezon Açılış Partisi ve Çocuklar için Yelken Dersleri ile başlayan program, haziran–eylül döneminde haftalık yoga seanslarıyla devam ediyor; eylül ayında Punta Faro Kupası Yarışı ve Lui & Lei Yarışı ile sportif içerik güçlenirken, sezon ekim ayında Sezon Kapanış Partisi ile tamamlanıyor. Aregai’de nisan ayında Trofeo Cozzi Parodi Yarışı düzenlenirken, haziran ayında Sezon Açılış Partisi ve haziran–eylül döneminde Haftalık Canlı Müzik Akşamları ile sosyal içerik öne çıkıyor. San Lorenzo’da yine nisan ayında Trofeo Cozzi Parodi Yarışı gerçekleştirilirken, haziran–eylül döneminde düzenlenen Yaz Aperitivo Akşamları marina yaşamını sosyal buluşma noktalarına dönüştürüyor. Livorno’da ise nisan–mayıs aylarında Accademia Navale Yarışı, mayıs–haziran döneminde 151 Miglia Yarışı, ağustos ayında Effetto Venezia Festivali, ekim ayında Captain Event ve kasım ayında Sezon Kapanış Partisi ile son buluyor.
İtalya’daki diğer marinalar da bu akışı destekleyen içerikler sunuyor. Mirabello’da mayıs ayında Mürettebat Partisi ve Sezon Açılış Partisi ile sezon başlarken, temmuz–ağustos döneminde Açık Hava Sinema Serisi ile yaz boyunca etkinlikler devam ediyor. Varazze’de ise Sezon Açılış Partisi haziran ayında gerçekleştirilirken, mayıs–eylül döneminde Aylık El Sanatları Pazarları, haziran–ağustos döneminde Yaz Sinema Geceleri ve haziran–eylül boyunca Canlı Dans Konserleri ile Müzik Etkinlikleri düzenleniyor.
Yunanistan ve Batı Akdeniz marinalarında sezon güçlü bir finalle tamamlanıyor
Yunanistan marinalarında etkinlikler spor ve sosyal içeriklerin dengeli bir şekilde kurgulandığı bir yapı sunuyor. Lefkas’ta mayıs ayında Lefkas Yeşil Yarı Maratonu ile başlayan program, haziran–ağustos döneminde Yaz Açık Hava Sinema Serisi ile devam ediyor ve eylül ayında ise Sezon Kapanış Partisi ile tamamlanıyor. Gouvia’da haziran ayında Brindisi–Korfu Yarışı Ödül Töreni düzenlenirken, haziran–ağustos döneminde Yaz Açık Hava Sinema Serisi ve eylül ayında Sezon Kapanış Partisi ile yaz programı sona eriyor.
Batı Akdeniz’de ise sezon, farklı ölçeklerdeki etkinliklerle tamamlanıyor. İspanya’daki Palma Cuarentena’da ekim ayında Sezon Kapanış Partisi ve Barbekü Buluşması düzenlenerek sezon sosyal bir finalle noktalanıyor. Malta’nın Valletta Marinası ise nisan ayında Spring Boat Festivali ve Beneteau Açık Hafta Sonu ile sezona başlarken, haziran ayında Yaz Açılış Partisi düzenliyor; ekim ayında ise Rolex Middle Sea Race ve Malta Boat Show ile sezonu uluslararası ölçekte önemli etkinliklerle sürdürüyor.
D-Marin Lefkas’ta uzun süredir misafir olan ve yaz etkinlikleriyle ilgili deneyimlerini paylaşan ve Mark Smith, şu ifadelere yer veriyor: “Yaz etkinlikleri marinaya gerçekten hayat katıyor. Açık hava sinema gecelerinden sosyal buluşmalara kadar, misafirlerin bir araya gelip sezonun keyfini birlikte çıkarabildiği her zaman harika bir atmosfer oluyor.”

31 Mart 2026
·
Read in 2 minutes
D-Marin Porto Mirabello'da, Akdeniz genelinde üst düzey marina deneyimleri sunma taahhüdünü pekiştiren, kaptanlara özel bir akşam düzenlendi.
D-Marin'in Akdeniz marinalarından ilham alan etkinlik; her bir destinasyonun özenle seçilmiş yerel lezzetler, şaraplar ve hikayelerle ifade edildiği, titizlikle hazırlanmış bir tadım yolculuğu olarak tasarlandı. Bu sürükleyici format, İtalya'dan geniş Akdeniz bölgesine kadar D-Marin destinasyonlarının çeşitliliğini ve mükemmelliğini yansıttı.
Geleneksel bir etkinliğin ötesine geçen bu akşam, kaptan topluluğu içindeki ilişkileri güçlendirmek, anlamlı paylaşımları teşvik etmek ve D-Marin yaklaşımının temel taşlarından biri olan genel müşteri deneyimini geliştirmek için değerli bir fırsat sundu.
Bu tür etkinlikler, D-Marin'in kaliteye, detaylara ve müşteri odaklı hizmetlere verdiği önemi vurgulayarak, Akdeniz'in lider premium marina işletmecisi olarak konumunu pekiştirmektedir.
Katılımları ve ilgileriyle bu akşamı hem unutulmaz hem de etkili kılan tüm katılımcılara içtenlikle teşekkür ederiz.

31 Mart 2026
·
Read in 3 minutes
D-Marin, BAE Ulusal Çevre Günü kutlamaları kapsamında D-Marin Marsa Al Arab Marina'da kapsamlı bir sualtı temizliği gerçekleştirmek için Emirates Dalış Derneği ile ortaklık kurarak okyanusların korunmasına, toplum refahına ve sürdürülebilir marina yönetimine olan bağlılığını pekiştirdi.
Bu çevresel girişim, marina içerisinde deniz dibi temizliği gerçekleştiren ve 807,6 kg sualtı atığını deniz ekosisteminden başarıyla uzaklaştıran profesyonel dalgıçlardan oluşan bir ekibi bir araya getirdi.
Toplanan atıklar ağırlıklı olarak plastik atıklar, içecek kutuları ve inşaat malzemelerinden oluşmakta olup; bu durum kıyı ve marina ekosistemlerinde sıkça rastlanan kirlilik unsurlarını yansıtmaktadır. Dalış sırasında toplanan veriler, genel çevresel izleme çalışmalarına katkı sağlamakta ve gelecekteki koruma girişimlerine rehberlik etmektedir.
Bu temizlik çalışması, D-Marin’in mevcut ve gelecek nesiller için sürdürülebilir marinalar yaratma vizyonuyla uyumlu olan kapsamlı Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) programının bir parçasını oluşturmaktadır. Marinadaki sürdürülebilirlik çalışmaları, D-Marin Marsa Al Arab Marina’nın çevre yönetimi, su kalitesi, güvenlik ve sürdürülebilir marina operasyonlarında mükemmelliği belgeleyen uluslararası prestijli Mavi Bayrak ödülünü kazanmasıyla da somutlaşmıştır.
1995 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın "Dünyayı Temizleyelim" (Clean Up The World) girişimi kapsamındaki "Cleanup Arabia" kampanyasını yürüten Emirates Dalış Derneği gibi kuruluşlarla yapılan ortaklıklar aracılığıyla D-Marin, BAE'nin deniz ekosistemlerinin korunmasını ve restorasyonunu desteklemeye devam etmektedir.
D-Marin Dubai Genel Müdürü Selçuk Balcı şunları söyledi: “Deniz çevresini korumak, tüm marinalarımızda ciddiyetle üstlendiğimiz bir sorumluluktur. Bu sualtı temizliği gibi girişimler, kolektif eylemin okyanus yaşamını koruma ve kıyı topluluklarımızın refahını destekleme üzerindeki etkisini göstermektedir. BAE Ulusal Çevre Günü'nü anlamlı bir çevresel eylemle kutlamaktan gurur duyuyoruz.”

24 Mart 2026
·
Read in 4 minutes
Denizcilik sektöründe tekne sahipliği anlayışı hızla yaşam tarzı odaklı bir modele evrilirken, yeni kullanıcıların doğrudan süperyat segmentine yönelmesi marinalardan beklentileri de yeniden şekillendiriyor. Denizciliğin artık teknik bir ilerleme sürecinden çok bütüncül bir deneyime dönüştüğünü vurgulayan D-Marin Ticari İşler Direktörü Dean Smith ise hız, dijitalleşme ve tutarlı premium hizmet standartlarının yeni dönemin belirleyici unsurları hâline geldiğine dikkat çekiyor.
Yirmi yıl önce denizcilik dünyası; köklü gelenekler, uygulamalı beceriler ve tekne boyutları arasında kademeli ilerleyen bir gelişim süreciyle şekilleniyordu. Tekne sahipleri daha küçük teknelerle başlıyor, zaman içinde daha büyük modellere yöneliyor; motorların, elektronik sistemlerin ve bakım süreçlerinin inceliklerini de bu süreçte öğreniyordu. Marinalar ise güvenilir, pratik ve işlevsel yapılarıyla yalnızca güvenli bir bağlama ihtiyacına yanıt veren merkezler olarak konumlanıyordu. Bugün ise bu tablo büyük ölçüde değişmiş durumda.
9 ülkede faaliyet gösteren ve 26 premium marinayı yöneterek sektördeki dönüşümü yakından takip eden isimler arasında yer alan D-Marin Ticari İşler Direktörü Dean Smith, her yıl 50.000’den fazla müşteriyi ağırlayan D-Marin ağındaki değişime dikkat çekerek denizcilik anlayışındaki dönüşümü şu sözlerle özetliyor: “Eskiden denizcilik deneyim yoluyla ilerlemekle ilgiliydi. Bugün ise mesele bir yaşam tarzına anında erişim sağlamak.”
Denizcilik sektöründe son yıllarda yaşanan dönüşüm, süperyat segmentinde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Sektöre son beş yılda katılan benzeri görülmemiş sayıdaki yeni kullanıcı, pazarın dinamiklerini yeniden şekillendirirken tekne sahipliği anlayışında da önemli bir değişimi beraberinde getiriyor. Bu dönemde ilk kez tekne satın alanların tüm yeni tekne alımlarındaki payı yüzde 31’e, ikinci el işlemlerdeki payı ise yüzde 37’ye ulaşırken, ilk kez tekne sahibi olma oranında genel olarak yüzde 35’lik bir artış yaşanıyor. Ancak dikkat çeken nokta yalnızca sektöre giren yeni kullanıcıların sayısı değil, bu kitlenin denizciliğe yaklaşım biçiminin de belirgin şekilde farklılaşması.
“Artık sahiplerin ilk alımları olarak doğrudan 40, 50 hatta 70 metrelik yatlara yöneldiğini görüyoruz,” diyen Dean Smith, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Denizciliğe teknik bir uğraş olarak girmiyorlar; tamamen oluşmuş bir yaşam tarzına yatırım yapıyorlar.”
Bu değişimle birlikte süperyat sahiplerinin ortalama yaşı da son on yıl içinde yaklaşık 65’ten 55’in altına geriliyor. Yeni kuşak için süperyat seviyesinden sektöre giriş yapmak, geleneksel denizcilik birikimi ya da ustalıkla değil; aynı anda tatil evi, eğlence alanı ve kişisel marka göstergesi olarak değerlendirilen anahtar teslim bir varlık edinme yaklaşımıyla ilişkilendiriliyor.
Söz konusu dönüşüm, 1.000’den fazlası süperyatlara ayrılmış olmak üzere 14.000’den fazla bağlama kapasitesi sunan D-Marin marina ağında da somut biçimde gözlemleniyor. Daha büyük bağlama yerlerine yönelik talep portföy içinde en hızlı büyüyen segmentlerden biri hâline gelirken, Smith küresel süperyat filosundaki genişlemenin bu eğilimi önümüzdeki dönemde de desteklemeyi sürdüreceğini ifade ediyor.
Denizcilik sektöründe yaşanan kuşak değişimi, marinaların rolünün de yeniden tanımlanmasına neden oluyor. Tekne sahipliği deneyimi yalnızca teknik altyapı ve bağlama hizmetiyle sınırlı kalmazken, kullanıcı beklentileri çok daha bütüncül bir deneyime doğru evriliyor. Dean Smith ise bu konuyu şöyle değerlendiriyor: “Marina artık yalnızca bir altyapı değil. Sahiplik deneyiminin ayrılmaz bir parçası.”
Bu dönüşüm, D-Marin’in Akdeniz ve Körfez’deki lokasyonlarında da net biçimde gözlemleniyor. Konaklama odaklı yaşam alanlarına yönelik talep ölçülebilir şekilde artarken, özenle kurgulanmış etkinlikler, premium perakende alanları, concierge düzeyinde hizmet anlayışı ve sosyal etkileşimi destekleyen tasarımlar öne çıkıyor. D-Marin misafirleri, geri dönüş tercihlerinin yalnızca tesis kalitesiyle değil, marinalara adım attıkları andan itibaren hissettikleri ilgi ve misafirperverlik düzeyiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ediyor.
Modern tekne sahipleri artık marinalarda beş yıldızlı bir tatil köyünün sunduğu atmosfer ve hizmet standartlarını bekliyor. Concierge desteği, seçkin gastronomi deneyimleri, wellness imkânları ve topluluk odaklı sosyal alanlar günümüzde farklılaştırıcı unsurlar olmaktan çıkarken, marinalar için temel beklentiler arasında yerini alıyor.
Denizcilik sektöründe değişen kullanıcı beklentileri, marinaların hizmet modelinde de dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir yaklaşımı gündeme getiriyor. Günümüz tekne sahipleri günlük hayatlarının büyük bölümünü mobil cihazlar üzerinden yönetirken, marinalardan da aynı hız ve kolaylık düzeyini talep ediyor. Bu doğrultuda geliştirilen D-Marin uygulaması, müşterilere bağlama rezervasyonlarını ve yenilemelerini yönetme, farklı hizmetleri koordine etme ve gerçek zamanlı tekne izleme imkânı sunan ücretsiz akıllı sensörlere erişme fırsatı sağlıyor. Portföy genelinde uygulamanın benimsenme oranının artmaya devam etmesi, kullanıcıların kaliteyi yalnızca fiziksel imkânlarla değil, süreçlerin ne kadar zahmetsiz ve hızlı ilerlediğiyle değerlendirdiğini ortaya koyuyor.
On yıl önce bazı idari gecikmelerin marina hayatının doğal bir parçası olarak görüldüğünü söyleyen Dean Smith, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bugün ise bu durum kullanıcıların başka bir marina tercih etmesi için yeterli bir neden olabiliyor. Hız ve sadelik artık belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.”
Dijitalleşme ile birlikte çevresel sorumluluk alanındaki beklentiler de hız kazanıyor. Yeni inşa edilen süperyatların neredeyse üçte birinde hibrit veya elektrikli tahrik sistemlerinin tercih edilmesi, yeni nesil kullanıcıların lüks ve sürdürülebilirliği birlikte talep ettiğini gösteriyor. Bu eğilim, marinaların da hem ileri teknoloji çözümlerle hem de çevre dostu altyapılarla bu dönüşüme uyum sağlamasını gerekli kılıyor.
Küresel yat pazarının 10 milyar doların üzerinde bir değere ulaşması ve sektöre yeni servetin girmesiyle hızla genişlemesi, marina işletmecileri üzerindeki dönüşüm baskısını artırıyor. Bu süreçte D-Marin, 2023’ten bu yana portföyüne on yeni marina ekleyerek İspanya, Malta ve Arnavutluk gibi yeni pazarlara giriş yaptı. Söz konusu büyüme yalnızca coğrafi genişlemeyi değil, aynı zamanda premium ve tutarlı hizmet standartlarının tüm ağ genelinde sunulabileceği yaklaşımını da yansıtıyor.
Büyümenin yalnızca lokasyon eklemekle ilgili olmadığına vurgu yapan Dean Smith, “Bir sahibin Adriyatik’te, Balear Adaları’nda ya da Doğu Akdeniz’de olması fark etmeksizin tutarlı standartlar sunan birbirine bağlı bir ağ kurmakla ilgili. Güveni inşa eden şey bu tutarlılık; sadakati inşa eden de güven” diye ekliyor.
Sektörde önümüzdeki döneme yön verecek marinaların; lüks konaklama anlayışını, dijital inovasyonu, sürdürülebilirlik odaklı uygulamaları ve dünyanın en büyük yatlarının ihtiyaç duyduğu güçlü altyapıyı entegre eden yeni bir modeli benimsemesi bekleniyor. Bu değişimleri isteğe bağlı birer geliştirme olarak değerlendiren işletmeler ise beklenti seviyesini yükselten yeni müşteri kitlesini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Günümüz tekne ve süperyat sahipleri için marina tercihi artık yalnızca bir bağlama noktası bulmakla sınırlı kalmıyor; seçtikleri yaşam tarzını tamamlayan bütüncül bir deneyim arayışı belirleyici hâle geliyor.

20 Ocak 2026
·
Read in 2 minutes
D-Marin, müşteri deneyimini daha ayrıcalıklı ve bütüncül bir yapıya taşıyacak olan yeni üyelik programı Latitude’u hayata geçirdi. İlk tanıtımı “Boot Düsseldorf Fuarı’nda yapılan program, bu ay Türkiye’de, 2026 yılında ise daha geniş bir coğrafyada uygulanmaya başlayacak. Sunduğu ayrıcalıklar ve dijital altyapı desteğiyle marina ile kurulan bağı güçlendirmeyi hedefleyen Latitude, D-Marin’in premium hizmet anlayışını yeni bir seviyeye taşıyacak.
Premium marinaların seçkin markası D-Marin, müşteri deneyimini daha bütüncül ve ayrıcalıklı bir yapıya taşımayı hedefleyen yeni üyelik programı “Latitude”i bu yılki boot Düsseldorf Fuarı’nda tanıttı. Uygun koşulları sağlayan yıllık müşterilere yönelik olarak tasarlanan Latitude’un bu ay itibarıyla Türkiye’de hayata geçirilmesi, 2026 yılında ise daha geniş bir coğrafyada uygulanması planlanıyor. Program kapsamında misafirlere sunulacak ayrıcalıklarla, yalnızca hizmet kalitesinin değil, aynı zamanda marina ile kurulan ilişkinin ve üye topluluğu içindeki bağların da güçlendirilmesi hedefleniyor.
D-Marin tarafından coğrafi özgürlüğü temsil etmesi için seçilen “Latitude” ismi, yalnızca bir koordinat olmanın ötesinde; keşfetme özgürlüğünü, hayal kuracak alanı ve ait olma seçeneğini ifade ediyor. Tüm üye avantajlarını tek bir çatı altında toplayan Latitude, aynı zamanda üyelere özel yıllık bağlama ayrıcalıkları, ek D-Marin “Happy Berth Days” fırsatları, entegre Akıllı Sensörler, ilave çekek sahası günleri, ek otopark hakkı, uygun olan lokasyonlarda ücretsiz plaj erişimi ve markanın premium hizmet anlayışını yansıtan bir hoş geldin hediye kutusu sunuyor.
“Latitude programı, insan odaklı yaklaşımımızı daha da ileri taşıyacak”
Yeni üyelik programı Latitude’e ilişkin değerlendirmede bulunan D-Marin Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Chief Commercial Officer) Dean Smith, şu ifadeleri kullandı: “Yeni üyelik programımız Latitude’un detaylarını boot Düsseldorf’ta resmi olarak paylaşmaktan büyük heyecan duyuyoruz. İşletme genelinde çok sayıda ödülle taçlanan son derece başarılı bir 2025 yılının ardından, Latitude’un lansmanıyla birlikte müşteri memnuniyetine odaklanmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Net Tavsiye Skorumuzun (Net Promoter Score) 2025 yılında tarihimizdeki en yüksek seviye olan 62’ye ulaşması, misafirperverlik odağımızın, dijital geliştirmelerimizin ve güncellenen altyapımızın birleşik etkisini ortaya koyuyor. Latitude programı, her detayın önceden düşünüldüğü, etkileşimlerin zahmetsiz ve sezgisel olduğu, düşünceli ve insan odaklı yaklaşımımızı daha da ileri taşıyacak.”

13 Ocak 2026
·
Read in 4 minutes
D-Marin, 2025 yılında hem operasyonel hem de deneyim odaklı dönüşümünü somut göstergelerle ortaya koydu. D-Marin, 2025 yılında Marina Palma Cuarentena yatırımıyla İspanya pazarına girerek 70 yeni süper yat bağlama yeri ekledi; İtalya, Fransa ve Yunanistan’daki yeniden geliştirme ve entegrasyon projeleriyle portföyünü güçlendirdi. Şirket, 62 puanla tarihinin en yüksek Net Promoter Score’una ulaşırken, yeni web sitesiyle Google’da 3,9 kat görünürlük artışı ve “Feels like yachting should feel” kampanyasıyla Meta’da 11,70 milyon görüntüleme sağladı. EcoVadis Altın Madalyası ile küresel ölçekte en iyi yüzde 2’lik dilime giren D-Marin; hizmet, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında kazandığı dokuz ödülle 2025’i güçlü bir performansla tamamladı.
D-Marin, 2025 yılını tarihindeki en dönüştürücü dönemlerden biri olarak tamamladı. Şirket, yıl boyunca stratejik genişleme adımları, önemli yeniden geliştirme projeleri ve dijital inovasyon ile sürdürülebilirlik alanlarında kaydettiği sektör lideri ilerlemelerle dikkat çekti. Avrupa ve Orta Doğu’da kazanılan çok sayıda ödül, D-Marin’in müşteri deneyimi, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağındaki yaklaşımının uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu ortaya koydu. “Feels like yachting should feel” - “Yatçılığın hissetirmesi gerektiği gibi” marka felsefesinden beslenen D-Marin, Akdeniz ve ötesinde premium marina deneyiminin sınırlarını yeniden tanımlarken; zahmetsiz hizmet anlayışı, sezgisel yolculuklar ve misafirlerine kendilerini evlerinde hissettiren güçlü bir aidiyet duygusunu merkeze alan bir deneyim sunmayı sürdürdü.
2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan D-Marin CEO’su Oliver Dörschuck, D-Marin’in marinaları yalnızca birer bağlama noktası olarak değil, bütüncül bir yaşam ve deneyim alanı olarak ele aldığını vurguladı. Dörschuck, 2025 boyunca sürdürülebilir büyüme ve inovasyonu desteklerken, her ziyaretin zahmetsiz, estetik ve insani bir deneyime dönüşmesine odaklandıklarını ifade etti. Yeni marka felsefesinin Akdeniz genelinde hizmet standartlarını yukarı taşıdığını belirten Dörschuck, sezgisel, bağlantılı ve geleceğe hazır bir marina ağı oluşturma hedefiyle ilerlediklerini dile getirdi.
Stratejik genişleme ve entegrasyon adımları
2025 yılının öne çıkan gelişmelerinden biri, D-Marin’in Mallorca’daki Marina Palma Cuarentena’yı satın alarak İspanya pazarına adım atması oldu. 70 metreye kadar süper yatlara hizmet verebilen ve 70 bağlama kapasitesi sunan marina, D-Marin’in Fransa, İtalya ve İspanya arasındaki Akdeniz hattındaki varlığını güçlendirdi. Bu yatırımla birlikte D-Marin, dokuz ülkede toplam 26 marinaya ulaşırken, portföy genelinde 14.000’in üzerinde bağlama yeriyle yılda 50.000’den fazla müşteriye hizmet veren bir yapıya kavuştu. Şirketin marka felsefesiyle uyumlu olarak Marina Palma
Cuarentena, ilk kez gelen misafirlerden deneyimli kaptanlara kadar tüm tekneciler için kapsayıcı, erişilebilir ve hizmet odaklı bir deneyim sunacak şekilde konumlandırıldı.
Öte yandan 2025 yılı, Port Camille Rayon, Porto Mirabello, Marina di Varazze, Marina degli Aregai, Marina di San Lorenzo ve Marina di Valletta’nın D-Marin portföyüne katılmasının ardından entegrasyon sürecinin ilk kez tam bir yıl boyunca uygulanabildiği bir dönem oldu. Bu süreçte söz konusu marinalarda operasyonel yapılar, dijital altyapılar ve hizmet standartları optimize edilerek D-Marin’in marka yaklaşımıyla tam uyumlu hale getirildi. Tamamlanan entegrasyon çalışmaları, portföy genelinde bağlantıyı güçlendirirken, D-Marin’in Akdeniz genelinde tutarlı, sorunsuz ve sezgisel bir marina deneyimi sunma kapasitesini daha da pekiştirdi.
Yeniden geliştirme yatırımları ve dijital dönüşüm
D-Marin, önemli sermaye yatırımlarıyla desteklenen yeniden geliştirme projelerinde 2025 yılı boyunca üç stratejik lokasyonda somut ilerleme kaydetti. İtalya’da Marina Livorno, mimarlık stüdyosu Archea Associati tarafından yürütülen 20 milyon avroluk yeniden tasarım projesiyle kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Proje kapsamında yenilenen bağlama yerlerinin yanı sıra entegre dijital hizmetler, güneş enerjisi destekli yapılar, canlandırılan sahil alanları ve kamuya açık alanlara erişimi güçlendiren düzenlemeler hayata geçiriliyor. Fransa’da Port Camille Rayon ise 52 milyon avroluk bir yeniden geliştirme programıyla yeni bir Deneyim Merkezi, genişletilen tersane kapasitesi, sürdürülebilir peyzaj uygulamaları ve yaya hareketini daha akıcı hale getiren mekânsal düzenlemelerle yenileniyor. Yunanistan’da Marina Pylos’ta ise 10–15 milyon avro aralığında planlanan modernizasyon programı kapsamında Akıllı Kaideler ve sensör teknolojileri devreye alınırken, müşteri tesisleri ve konaklama alanları iyileştirilerek sahil deneyimi daha bütüncül ve misafir odaklı bir yapıya kavuşturuluyor.
Dijital inovasyon, D-Marin’in operasyonel ve deneyim odaklı dönüşümünde merkezi bir rol oynamayı sürdürdü. D-Marin uygulaması, yıllık bağlama sahiplerinin yüzde 93’ü tarafından aktif olarak kullanılırken; müşterilerin rezervasyon, sözleşme ve gerçek zamanlı bilgilere tek bir platform üzerinden erişmesini sağladı. Grup genelinde devrede olan 2.500’ün üzerinde Akıllı Pedestal ve 10.000 Akıllı Sensör; bağlama yükleri, tekne hareketleri, enerji ve su tüketimi, hava koşulları ve güvenlik gibi kritik başlıklarda anlık ve güvenilir veri üretiyor. Bu dijital altyapı, güvenliği ve operasyonel verimliliği artırırken, müşterilere daha öngörülebilir maliyetler, tam görünürlük ve zaman ile kaynaklarını zahmetsizce yönetme imkânı sunuyor. Son yıllarda dönüşümsel BT çözümlerine yapılan 10 milyon avronun üzerindeki yatırımlar sayesinde D-Marin, bölgede en gelişmiş dijital marina deneyimlerinden birini sunan yapılar arasında konumlanıyor.
Küresel vizyon, ölçülebilir sürdürülebilirlik ve sektöre yön veren liderlik
D-Marin, 2025 yılında yalnızca operasyonel ve yatırımla sınırlı olmayan bir büyüme ortaya koyarak, küresel ölçekte düşünce liderliği rolünü de güçlendirdi. Şirket, Venedik’te düzenlenen ICOMIA Dünya Marinalar Konferansı’nın Platin Ortağı olarak, marinaların geleceğine yönelik vizyonunu uluslararası paydaşlarla paylaştı. Konferans kapsamında sürdürülebilirlik, dijitalleşme, akreditasyon süreçleri, müşteri yolculuğu tasarımı ve uzun vadeli operasyonel stratejiler gibi başlıklarda öne çıkan eğilimler
ele alınırken, D-Marin’in üst düzey yöneticileri de sektörün dönüşümüne yön verecek kritik tartışmalara aktif katkı sundu.
Sürdürülebilirlik ise 2025 boyunca D-Marin’in stratejik öncelikleri arasında merkezi konumunu korudu. Şirket, EcoVadistarafından Altın Madalya ile ödüllendirilerek, küresel ölçekte en iyi yüzde 2’lik dilimde yer aldı. D-Marin, 2021’den bu yana Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonlarını yüzde 22 oranında azaltırken, Bilim Temelli Hedefler girişimi ile uyumlu şekilde 2030 yılına kadar yüzde 42’lik azaltım hedefini sürdürdü. Türkiye, Hırvatistan ve İtalya’da toplam 5 MW güneş enerjisi kapasitesine ulaşan şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarını genişletmeye devam etti. Atık yönetimi alanında geçtiğimiz yıl 15 tonun üzerinde atık işlenirken, bunun yüzde 30’u geri dönüştürüldü ve üç yıl içinde toplam atık miktarında yüzde 13’lük bir azalma sağlandı. Jellyfishbot ve DPOL® gibi deniz çöpü toplama sistemleriyle beş tondan fazla yüzen atık temizlenerek Akdeniz ekosistemine katkı sunuldu. Biyoçeşitlilik çalışmaları ise Hırvatistan, Yunanistan ve İtalya’daki marinalarda Biohut uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla güçlendirilirken; D-Marin, WWF, HELMEPA, CSR Hellas ve Ecocean Biohut Programı ile yürütülen iş birlikleri sayesinde bugün 26 Mavi Bayraklı marina işletiyor.
Müşteri memnuniyetinde rekor, uluslararası ödüller ve 2026’ya taşınan büyüme ivmesi
D-Marin, 2025 yılında müşteri memnuniyetinde tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Şirket, Net Promoter Score (Net Tavsiye Skoru) alanında 62 puan elde ederek bugüne kadarki en yüksek sonucunu kaydetti. Bu performans; misafirperverlik odaklı hizmet anlayışı, dijital iyileştirmeler, güncellenen altyapı yatırımları ve marka felsefesinin tüm temas noktalarında tutarlı şekilde uygulanmasının birleşik etkisini yansıttı. Varıştan ayrılışa kadar uzanan müşteri yolculuğunda, her detayın önceden planlandığı, insan odaklı ve özenli bir deneyim sunulması; etkileşimlerin zahmetsiz ve sezgisel biçimde ilerlemesini sağladı.
Seçkin marina portföyüyle uluslararası alanda da dikkat çeken D-Marin, 2025’te önemli ödüllerle başarısını pekiştirdi. Hırvatistan’da Zadar’daki D-Marin Borik, denizcilerin oylarıyla belirlenen Nautičko jedro 2025 kapsamında Adriyatik’in En İyi Marinaları arasında yer aldı. Orta Doğu’da ise Abu Dhabi Maritime Awards kapsamında D-Marin; Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki marinalarıyla sürdürülebilirlik, inovasyon, müşteri deneyimi, sağlık ve güvenlik ile yeni marina operasyonları alanlarında toplam yedi ödül kazandı.
Şirket, 2026 yılında da büyüme ve dönüşüm odağını sürdürmeyi hedefliyor. Faaliyet alanını genişletmeye, dijital altyapısını daha da güçlendirmeye ve tasarım odaklı, sürdürülebilir projelere yatırım yapmaya devam edecek olan D-Marin; Livorno, Port Camille Rayon ve Pylos başta olmak üzere birçok lokasyonda devam eden projelerle premium marina deneyimini ileri taşımayı amaçlıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda D-Marin, yatçılığın yalnızca bir hizmet değil, gerçek anlamda hissedilen bütüncül bir deneyim olarak yaşanmasını sağlamaya kararlı bir şekilde ilerliyor.

07 Ocak 2026
·
Read in 4 minutes
Uluslararası marina pazarındaki konumunu yeni yatırımlar ve dijital odaklı hizmetlerle güçlendiren D-Marin, gelecek dönem projelerini Boot Düsseldorf 2026’da sektör profesyonelleriyle paylaşacak. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimi odağındaki yaklaşımını prestijli uluslararası ödüller ve yeni Latitude üyelik programıyla destekleyen D-Marin, fuarda premium marina vizyonunu sergileyecek.
Boot Düsseldorf 2026’da yer alacağını duyuran D-Marin, yeni dönem yatırımlarını ve güncel gelişmelerini uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Ziyaretçiler, D-Marin’in büyüyen portföyünü yakından inceleme fırsatı bulurken, bu ilkbaharda İtalya’da açılması planlanan D-Marin Livorno’ya ilişkin detayları da keşfedebilecek. 17–25 Ocak 2026 tarihleri arasında Messe Düsseldorf’ta düzenlenecek olan Boot Düsseldorf’da ziyaretçiler, D-Marin standını Hall 13, Stand B04’te bulabilecek. Ekip aynı zamanda yeni Latitude üyelik programına ilişkin bilgileri de ziyaretçilerle paylaşacak.
Bu güçlü vitrin, D-Marin’in uluslararası alanda aldığı prestijli ödüllerle de destekleniyor. Grup, 2025 EcoVadis Altın Madalyası ile ESG performansında global ölçekte ilk yüzde 2’lik dilim içinde yer alırken; D-Marin Turgutreis sürdürülebilirlik alanında altın, sağlık ve güvenlik kategorisinde gümüş ödüle layık görüldü. D-Marin Didim müşteri deneyiminde altın, üstün marina kategorisinde gümüş ödül kazanırken; D-Marin Göcek inovasyonda altın, müşteri deneyiminde gümüş ödülle öne çıktı. Portföye yeni eklenen D-Marin Marsa Al Arab, öne çıkan gelişmekte olan marina kategorisinde altın ödül elde ederken; Hırvatistan’daki D-Marin Borik Marina ise Nautičko Jedro okuyucularının oylarıyla Adriyatik’in En İyi Marinası seçildi. Bu başarılar, premium marinaların seçkin markası D-Marin’in kalite, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimi odağını uluslararası ölçekte tescilleyen önemli göstergeler arasında yer alıyor.
D-Marin’den dijitalleşme ve sürdürülebilirlik vurgusu
Konuyla ilgili açıklama yapan D-Marin CEO’su Oliver Dörschuck, “Müşteri yolculuğunu güçlendirerek, dijital hizmetleri geliştirmeye ve sürdürülebilirliğe olan güçlü bağlılığımızla lüks marina deneyimlerinin önünü açmaya devam ediyoruz. Tüm bu yaklaşım, yakın zamanda hayata geçirdiğimiz ‘Feels like yachting should feel’ kampanyamızla hayat buluyor” dedi.
D-Marin Ticari İlişkiler Direktörü Dean Smith ise şunları söyledi: “Yıllık müşterilerimize özel olarak tasarlanan yeni Latitude üyelik programımızın sunduğu avantajları paylaşmaktan büyük heyecan duyuyoruz. İlk olarak Türkiye’de hayata geçirilen ve ardından tüm portföyümüze yayılması planlanan bu program, yıllık misafirlerimizin bağlılığını ödüllendirmek üzere geliştirilmiş üst düzey avantajlar sunuyor. Bu ayrıcalıklar, konforu, kolaylığı ve genel marina deneyimini ileri taşıyacak. Boot Düsseldorf ziyaretçilerinin Latitude’ın sunduğu özellikleri keşfeden ilk kişiler arasında yer alacak olmasından mutluluk duyuyoruz.”